Havaların ısınmasıyla birlikte Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarında artış beklendiği belirtildi. Uzmanlar, keneye karşı kritik uyarılarda bulundu.
Havaların ısınmasıyla birlikte Türkiye genelinde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarında artış yaşanacağı öngörülüyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. İlker İnanç Balkan, vatandaşları keneye karşı dikkatli olmaya çağırarak, özellikle kırsal ve yeşil alanlarda alınması gereken önlemleri açıkladı. Bu uyarılar, Sivas’ta 21 yaşındaki bir gencin KKKA şüphesiyle hayatını kaybettiği iddialarının ardından geldi.
Prof. Dr. Balkan, kenelerin nisan ayı ortasından eylül ortasına kadar toprak sıcaklığı 16-18 dereceye ulaştığında aktif hale geldiğini ve hastalık bulaştırmaya başladığını belirtti. Ülkemizde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), Lyme ve Akdeniz Benekli Ateşi gibi üç önemli kene kaynaklı hastalık görüldüğünü ifade etti.
KKKA’nın taşıyıcısı keneler, Türkiye’de özellikle Kelkit Vadisi olarak bilinen Doğu Karadeniz ve Orta Anadolu Hattı’nda yoğunluk gösteriyor. Sivas, Çorum ve Tokat gibi iller bu riskli bölgeler arasında yer alıyor. Kırsal alanda çalışanlar, pikniğe gidenler, tarım ve hayvancılıkla uğraşan kişiler risk grubunda bulunuyor.
Uzmanlar, açık alanda çimenlere doğrudan oturmak yerine bir örtü kullanmayı ve pantolon paçalarını çorap içine almayı tavsiye ediyor. Eve dönüldüğünde ise vücut kontrolünün büyük önem taşıdığını vurguluyor. Keneler genellikle diz arkası, kulak arkası ve saçlı deri gibi gözden kaçabilecek bölgelere tutunabiliyor.
Prof. Dr. Balkan, kenenin kesinlikle çıplak elle çıkarılmaması gerektiğini aktardı. Eğer kene henüz tutunmamışsa bir peçete yardımıyla alınabileceğini, tutunmuşsa cımbızla kenenin bütünlüğü bozulmadan çıkarılması gerektiğini belirtti. Kene üzerine herhangi bir kimyasal uygulama, kenenin kusmasına ve virüsü daha fazla bulaştırmasına yol açacağı için kesinlikle önerilmiyor. Çıkarma işlemi mümkün değilse veya kenenin baş kısmı ciltte kalırsa derhal bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekiyor.
KKKA virüsünün bulaşmasından sonra belirtiler genellikle 10 gün içinde ortaya çıkıyor. Halsizlik, ateş, kas ve baş ağrısı, mide bulantısı, karın ağrısı gibi spesifik olmayan semptomlar, başlangıçta grip ile karıştırılabiliyor. Bu durum, sağlık kuruluşuna başvuruda gecikmelere neden olabiliyor ve hastalığın ilerlemesine zemin hazırlıyor.
Prof. Dr. Balkan, kene tutunmasını izleyen 10 gün içinde bu belirtilerden herhangi birinin görülmesi durumunda zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı. KKKA virüsü, vücuda yayıldığında tüm organları etkileyen yetmezliklere ve iç kanamalara yol açarak hızlıca ağır bir klinik tabloya dönüşebiliyor. Bu süreçte zamanla yarışılıyor ve destek tedavileri uygulanıyor.
Türkiye’de yılda ortalama 500 ila bin KKKA vakası kaydediliyor. Bu vakaların yüzde 3 ila 5’i ölümle sonuçlanırken, yüzde 10-15’i ise ağır seyrediyor. Virüse özgü antiviral bir ilaç veya aşı henüz bulunmuyor, ancak aşı çalışmaları devam ediyor. Prof. Dr. Balkan, vakaların artış göstereceğini belirterek, hastalığın ciddiye alınması ve erken teşhisin hayat kurtarıcı olabileceği konusunda uyardı. Sağlık Bakanlığı’nın bilgilendirme materyallerinden yararlanılması da önem taşıyor.
Sinop Haberleri, Sinop ve ilçelerinde yaşanan gelişmeleri anlık, doğru ve tarafsız bir şekilde okuyucularına ulaştırmayı amaçlayan dijital haber platformudur. Yerel gündemden ulusal haberlere kadar geniş içerik ağıyla bölgenin nabzını tutar.
Yorum Yap