Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi 27 Şubat’tan bu yana en düşük seviyesi olan 230,4 baz puana indi. Küresel iyimserlik ve TCMB adımları etkili oldu.
Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), ABD ile İran arasındaki müzakere sürecine dair artan iyimserlikle düşüşe geçti. CDS, 27 Şubat’tan bu yana en düşük seviyesi olan 230,4 baz puana geriledi. ABD Başkanı Donald Trump’ın olumlu açıklamaları küresel risk algısını azalttı.
ABD Başkanı Donald Trump, iki gün içinde Pakistan’da yeni bir görüşme yapılabileceğini belirtti. Bu açıklama, tarafların müzakereci tutumunu sürdürdüğünü gösterdi. Trump’ın savaşa ilişkin “sanırım bitmeye çok yakın” ifadesi iyimserliği daha da artırdı.
İki ülkenin kısa sürede bir anlaşma sağlayabileceği beklentileri petrol fiyatlarında geri çekilme yaşattı. Küresel çapta enflasyon endişeleri de bu durumla birlikte bir miktar azaldı. Bu gelişmeler piyasalarda olumlu yankı buldu.
Savaşın yakın zamanda sona erebileceği umutları, ABD Merkez Bankasının (Fed) olası “şahin” adımlarına yönelik endişeleri ortadan kaldırdı. Doların güç kaybetmesiyle tahvil piyasalarında talep artışı gözlendi. Para piyasalarında Fed’in yıl sonuna kadar temkinli duruşunu sürdüreceği beklentisi güçlendi.
Küresel tahvil piyasalarında alıcılı seyirle birlikte borçlanma maliyetleri de gerileme eğilimine girdi. Dün ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 5 baz puan düşüşle yüzde 4,26’ya indi. Ülkenin 5 yıllık tahvil getirisi de yüzde 3,8710’a gerileyerek yaklaşık bir ayın en düşük seviyesini gördü.
Uluslararası piyasalarda tahvil faizlerindeki gerileme ve jeopolitik risklerin azalma beklentisi, Türkiye’nin CDS’ini de düşürdü. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi, ABD-İran görüşmelerinin başlamasıyla 230,4 baz puana indi. Bu seviye, 27 Şubat’tan bu yana kaydedilen en düşük değer oldu.
Mart ayında 327 baz puana kadar çıkan Türkiye CDS’i, bu süreçte yaklaşık 100 baz puanlık bir düşüş kaydetti. ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları başlamadan önce 235 baz puan seviyelerinde seyrediyordu. Türkiye ile gelişmekte olan piyasalar CDS’i arasındaki fark 74,6’ya inerek 7 Şubat 2020’den bu yana en düşük seviyeyi gördü.
Savaş süresince Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), döviz piyasalarındaki belirgin hareketleri önlemek amacıyla etkili adımlar attı. TCMB, rezerv yönetimi ve likidite araçları konusunda hızlı önlem alabilme kabiliyetini gösterdi. Bu adımlar piyasada güven tazeledi.
Bankalar TCMB ile swap işlemlerine yeniden yöneldi. Bu durum, sistemde bir döviz likiditesi sıkıntısı olmadığını ve uygulanan kur rejiminin sağlıklı işlediğini ortaya koydu. TCMB, bankalara Türk lirası likidite yönetiminde esneklik sağlamak amacıyla Döviz Karşılığı Türk Lirası swap işlemlerine başladı.
Döviz Karşılığı Türk Lirası swap işlemleriyle hem kredi hem de faiz tarafındaki oynaklığı önlemek amaçlandı. Bu sayede Türk lirası üzerindeki baskının da hafiflemesi hedeflendi. Piyasalardaki Türk lirası sıkışıklığı engellenerek bankaların likidite sıkıntısı yaşaması önlendi.
TCMB’nin bu adımı, kredi koşullarının daha makul hale gelmesine katkı sağladı. Hem bankacılık sistemindeki Türk lirası likiditesini destekledi hem de döviz rezervlerinin güçlenmesi açısından önemli bir gelişme oldu. Banka, bu hamlesiyle piyasadaki likiditeyi artırmayı hedefledi.
Sinop Haberleri, Sinop ve ilçelerinde yaşanan gelişmeleri anlık, doğru ve tarafsız bir şekilde okuyucularına ulaştırmayı amaçlayan dijital haber platformudur. Yerel gündemden ulusal haberlere kadar geniş içerik ağıyla bölgenin nabzını tutar.
Yorum Yap