Emine Erdoğan, New York İklim Haftası Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, iklim krizinin çözümünde tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesi ve Sıfır Atık bilincinin yaygınlaşması gerektiğini vurguladı. Türkiye’de geri kazanım oranının %37’ye ulaştığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi ve Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, New York İklim Haftası Açılış Töreni’ne katıldı. Törende, iklim değişikliğiyle mücadelede tüketim alışkanlıklarının rolüne dikkat çekti.
Etkinlik alanına gelişinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Climate Group CEO’su Helen Clarkson ve diğer yetkililer tarafından karşılanan Emine Erdoğan, bir konuşma gerçekleştirdi.
Konuşmasında Türk halkının sevgi ve saygılarını ileten Emine Erdoğan, iklim değişikliğinin insan faaliyetlerinin yeryüzünde yarattığı ağır yükün en görünür sonuçlarından biri olduğunu belirtti. Fosil yakıtlar, sanayi süreçleri ve yüksek emisyonların krizdeki payını kabul etmekle birlikte, sınır tanımayan bir tüketim talebinin de bu duruma yol açtığını vurguladı. Erdoğan, “Bizi böylesine büyük bir krizle karşı karşıya getiren yalnızca fosil yakıtlar mıdır? Dev sanayiler midir? Yoksa bütün bunları sürekli daha fazlasını üretmeye zorlayan, sınır tanımayan bir tüketim talebi midir?” sorusunu yöneltti.
İklim değişikliğini, insanın manevi ikliminin değişmesinin bir sonucu olarak değerlendiren Emine Erdoğan, üretilen her şeyin kısa ömürlü olduğu ve bir gün çöpe dönüşeceği anlayışının bedelini ortaya koyduğunu söyledi. 1950’lerden bu yana üretilen yaklaşık 9,2 milyar ton plastiğin 7 milyar tonunun atığa dönüştüğünü belirten Erdoğan, bu yükün adil dağılmadığını, yüksek tüketimlerin çevresel maliyetlerinin genellikle en az pay alan toplumlar, kırılgan coğrafyalar ve gelecek nesillerin omuzlarına bırakıldığını ifade etti. Bu nedenle, atıklarla birlikte alışkanlıklardaki aşırılıkları azaltarak, sistemlerle birlikte zihniyeti de değiştirmenin gerekliliğini vurguladı. Doğayla ilişkinin ölçü ve adalet üzerine yeniden kurulması gerektiğini dile getirdi.
Sıfır Atık hareketinin, tüketimin ve israfın olağanlaştığı bir çağda, sınırları ve sorumluluğu hatırlatan ahlaki bir duruş olarak ortaya çıktığını belirten Emine Erdoğan, “Sıfır Atık, bu emanet bilincinin, gündelik hayata tercüme edilmesidir” dedi. Bu bilinci davranışa, davranışı ise kalıcı bir sisteme dönüştürmek amacıyla 2017’de Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde başlatılan sıfır atık uygulamalarının okullara, hastanelere, kamu kurumlarına ve hanelere yayıldığını hatırlattı. Başlangıçta yüzde 13 olan geri kazanım oranının %37’nin üzerine çıktığını kaydetti. Bu dönüşümün en büyük kazanımının, insanların değişimin yalnızca muhatabı değil, öznesi olabileceğini görmesi olduğunu ifade etti.
Sıfır Atık hareketinin, bireyi iklim krizi karşısında çaresiz bir gözlemci olmaktan çıkarıp çözümün baş aktörü haline getirdiğini belirten Erdoğan, küçük görünen davranış değişikliklerinin yaygınlaştığında toplumsal bir kültüre, doğru politikalarla desteklendiğinde ise kalıcı bir sisteme dönüşebildiğini kanıtladığını söyledi. Bu yaklaşımın devletlerin ve şirketlerin sorumluluğunu azaltmayacağını, bilakis büyüteceğini ve tarif edeceğini ifade etti. İnsanların doğru tercihlerini kolaylaştıracak altyapıyı kurmak, ürünleri daha uzun ömürlü, onarılabilir ve yeniden kullanılabilir biçimde tasarlamak, döngüsel üretimi mümkün kılacak teknolojileri geliştirmek ve uluslararası iş birliği tesis etmek gibi konuların ortak sorumluluk olduğunu vurguladı. Bu nedenle Sıfır Atık hareketinin yerelden küresele uzanan yolculuğunu kıymetli bulduğunu sözlerine ekledi.
Emine Erdoğan, 2022’de BM Genel Kurulu’na sundukları Sıfır Atık kararının uluslararası destekle kabul edildiğini ve 30 Mart’ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edildiğini hatırlattı. Kendi başkanlığını yürüttüğü BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu’nun kurulduğunu anımsatan Erdoğan, Kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31’de Sıfır Atık yaklaşımının iklim eyleminin güçlü araçlarından biri olarak ele alınmasını önemsediklerini belirtti. New York İklim Haftası açılışında Sıfır Atık’ı konuşmalarının, ortak arayışın ve küresel sahiplenmenin göstergesi olduğunu dile getirdi.
Konuşmasının sonunda, “Ben bu konuşmayı yaparken New York’ta onlarca ton atık üretildi. İstanbul’da da dünyanın pek çok şehrinde de durum farklı değil. Şu bir gerçek ki geleceğin çözümlerini konuşurken bugünün sorunlarını üreten alışkanlıklarımızı sürdürdüğümüz müddetçe hiçbir hedef, tek başına yeterli; hiçbir teknoloji, tek başına çözüm olamayacaktır” diyen Emine Erdoğan, buluşmanın gerçek değerini, söylenenlerden çok ayrıldıktan sonra neyin farklı yapılacağının belirleyeceğini vurguladı. New York İklim Haftası’nın yeni fikirlerle birlikte yeni alışkanlıklara, ortak sorumluluklarla birlikte ortak eyleme vesile olmasını diledi.
Emine Erdoğan, konuşmasının ardından çağdaş ebru sanatçısı Garip Ay’ın canlı performansını izledi ve sanatçı ile sohbet ederek ebru çalışmasına katkıda bulundu. Programa çok sayıda davetli katıldı.
Sinop Haberleri, Sinop ve ilçelerinde yaşanan gelişmeleri anlık, doğru ve tarafsız bir şekilde okuyucularına ulaştırmayı amaçlayan dijital haber platformudur. Yerel gündemden ulusal haberlere kadar geniş içerik ağıyla bölgenin nabzını tutar.
Yorum Yap