EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, Türkiye enerji piyasasının 145 milyar dolara ulaştığını ve 300 bin kişiye istihdam sağladığını açıkladı. Yılmaz, yatırımlar, doğal gaz, LPG, elektrikli araç şarjı ve stok güvenliği konularında önemli bilgiler paylaştı.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, Türkiye enerji piyasasının 145 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığını ve yaklaşık 300 bin kişiye istihdam sağladığını duyurdu. Yılmaz, 2021-2025 döneminde 521 milyar lira, 2026-2030 döneminde ise 776 milyar lira yatırım planlandığını belirtti.
Yılmaz, ‘Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi’nde yaptığı değerlendirmelerde, kurumun 25’inci kuruluş yıl dönümü vesilesiyle sektörün mevcut durumu ve gelecek perspektifine ilişkin bilgiler paylaştı. Elektrik, akaryakıt, depolama ve LPG piyasalarına yönelik yeni dönemin yol haritasını açıkladı.
Elektrik dağıtımında 2026-2030 dönemini kapsayan yeni uygulama döneminde yatırımların reel olarak 1,5 kat artırıldığını ifade eden Yılmaz, şebekenin güçlendirilmesi ve gençleştirilmesi amacıyla planlı bakım bütçesinin 2,1 kat artışla 189 milyar liraya yükseltildiğini söyledi. 2025 başında hayata geçirilen düzenlemeyle fatura ödemelerini düzenli yapan mesken abonelerinden güvence bedeli alınmadığı, bu uygulamanın 217 bin tüketici için 333 milyon lira tahsil edilmemesi anlamına geldiği bilgisini verdi.
Yılmaz, nisan ayındaki elektrik ve doğal gaz fiyatlarındaki yüzde 25’lik artışın önemli bir bölümünün dağıtım şebekesinin sürdürülebilirliği ve hizmet kalitesinin korunması amacıyla bu alana yöneldiğini açıkladı. Fiyatlandırma yaklaşımlarının dengeli olduğunu, maliyetlerin birebir yansıtılmadığını, alım gücü, enflasyon hedefleri ve makro ekonomik dengelerin gözetildiğini belirtti.
Doğal gaz piyasasının 30 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığını, 250 bin kilometrelik şebeke ile 81 ilde 23 milyon aboneye hizmet verildiğini kaydeden Yılmaz, Türkiye’nin LPG’de dünyanın en büyük pazarlarından biri olduğunu söyledi. Elektrikli araç şarj altyapısında da hızlı büyüme yakalandığını ve bu alanın net sıfır hedefleri açısından kritik olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin enerji alanında sübvansiyonu ‘genel destek’ten ‘hedefli sosyal politika aracı’na dönüştürme sürecinde olduğunu belirten Yılmaz, devlet desteklerinin daha adil ve ihtiyaç sahiplerine yönlendirilmesini amaçladıklarını ifade etti. Elektrikten sonra doğal gazda da illerin iklim koşullarına ve aylık tüketim ortalamalarına göre kademeli bir yapıya geçiş sürecinin başladığını duyurdu. Bu sistemin, temel ısınma ihtiyacını karşılayan haneleri korurken, yüksek tüketim yapan hanelerde sübvansiyon etkisini azaltacağını belirtti.
LPG’de ticaret yapısının değiştirildiğini, 1 Ocak 2026 itibarıyla dağıtıcılar arası ticaretin tek yönlü hale geleceğini söyleyen Yılmaz, depolama lisansı sahiplerine boş kapasite olması halinde hizmet verme zorunluluğu getirildiğini ve depolama hizmetlerinin tarifeye bağlandığını kaydetti. Yeni LPG İzleme Sistemi ile satış ve depolama bildirimlerinin dijital ortamda takip edileceğini belirtti.
EPDK’nın 33 bin megavat depolamalı kapasite tahsisi yaptığını, bunun 2.100 megavatının yatırıma başladığını ve 208 megavatının işletmeye geçtiğini bildiren Yılmaz, tüm yatırımların devreye girmesi halinde 10 yılda 52 milyar dolarlık doğal gaz ithalatının önlenebileceğini söyledi. Proje zamanlamasının gerisinde kalan depolamalı RES-GES, termik ve şarj ağı projelerinde lisans iptalleri yaşandığını aktardı.
Yılmaz, Türkiye’nin 90 günlük net ithalata tekabül eden ulusal petrol stokuna sahip olduğunu vurguladı. Petrol ithalatında 15 farklı ülkeden kaynak çeşitliliğinin sağlandığını, yerli üretimin de arttığını belirtti. 2025’te yerli ham petrol üretiminin yüzde 26 artışla 47,9 milyon varile ulaşmasının ülkeyi jeopolitik risklere karşı daha dirençli hale getirdiğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı kaynaklı gelişmelerin petrol piyasalarında dalgalanmaya yol açtığına değinen Yılmaz, bu süreçte eşel-mobil sisteminin devreye alındığını ve vergi anlamında yaklaşık 600 milyar liralık bir feragat anlamına geldiğini açıkladı. Ulusal stokların 11,6 milyon varillik kısmının kullanımının serbest bırakıldığını ve lisans sahiplerinin zorunlu stoklarının yüzde 46’sını kullanabilmelerine imkan tanındığını söyledi. Türkiye’nin stoklarını yarım saatlik aralıklarla dijital olarak takip edebilen nadir ülkelerden biri olduğunu belirtti.
Akaryakıt piyasasında kalite standartlarının ülke genelinde korunduğunu ve 12.600’ü aşkın istasyonda Avrupa Birliği standartlarında yakıt sunulduğunu ifade eden Yılmaz, promosyon düzenlemelerinin fiyat mekanizmasını bulanıklaştırmaması gerektiğini vurguladı. Rekabetin, tüketicinin bilinçli tercih yapabileceği bir zeminde gerçekleşmesi gerektiğini söyledi.
1 Nisan itibarıyla yürürlüğe giren düzenlemeyle finansal promosyonların kapsamının genişletildiğini, ücretsiz ve indirimli akaryakıt/LPG uygulamalarının devam ettiğini belirten Yılmaz, ancak sunulan faydalardan en az birinin mutlaka ücretsiz veya indirimli akaryakıt ya da LPG olması zorunluluğunu hatırlattı. Promosyonların rekabetin tamamlayıcı unsuru olduğunu, fiyatın önüne geçemeyeceğini ve tüketiciyi yanıltacak şekilde kurgulanamayacağını söyledi. Mevzuata uygunluğu, şeffaflığı ve tüketiciye gerçek fayda sağlayıp sağlamadığını izlediklerini, fiyat rekabetini zayıflatan uygulamalara karşı idari adımlar atmaktan çekinmeyeceklerini belirtti.
Elektrikli araç şarj hizmetleri piyasasında hızlı büyümenin sürdüğünü, 183 lisanslı işletmecinin faaliyet gösterdiğini ve şarj noktası sayısının son 1 yılda yaklaşık yüzde 40 artarak 43 bine yaklaştığını bildiren Yılmaz, şarj işlemlerinden kaynaklanan elektrik tüketiminin de 3 katın üzerinde artarak aylık 68 milyon kilovatsaate ulaştığını belirtti. Bu tüketimin yaklaşık yüzde 60’ının yenilenebilir enerji kaynaklı istasyonlarda gerçekleştiğini kaydetti.
Piyasanın olgunluk aşamasına geçtiğini vurgulayan Yılmaz, kullanıcı memnuniyetini artırmaya yönelik düzenlemelerin devreye alındığını söyledi. Dinamik fiyatlandırma, roaming uygulamaları ve otoyol/devlet yollarındaki DC şarj ünitelerinde 1 Temmuz 2026 itibarıyla kartla ödeme zorunluluğu getirildiğini duyurdu. Fiyat yapısının sadeleştirildiğini, mobil şarj istasyonlarının önünün açıldığını, çağrı merkezi zorunluluğu ve ISO 27001 şartıyla hizmet kalitesi ve veri güvenliğinin güçlendirildiğini dile getirdi.
Doğal gaz piyasasında son 25 yılda önemli bir dönüşüm yaşandığını belirten Yılmaz, 2002’de yalnızca 5 ilde kullanılan doğal gazın bugün tüm illere ve 981 yerleşim yerine ulaştığını söyledi. Dağıtım ve iletim hatlarının uzunluğunun artarak toplam şebeke uzunluğunun 250 bin kilometreye yaklaştığını aktardı. Depolama kapasitesinin 6,3 milyar metreküpe, LNG terminallerinin günlük gazlaştırma kapasitesinin 161 milyon metreküpe çıktığını kaydetti.
Yerli üretimin 2025 itibarıyla yıllık 3 milyar metreküpü aşacağını, ihracatın ise 2,2 milyar metreküp seviyesine ulaşacağını dile getiren Yılmaz, spot boru gazı ithalatının toplam ithalatın yaklaşık yüzde 11’ini oluşturduğunu söyledi. Organize toptan doğal gaz piyasasının Türkiye’yi bölgesinde günlük gaz ticareti yapılabilen ilk ülke yaptığını vurguladı. Vadeli Gaz Piyasası’nın da şeffaflık ve öngörülebilirliği artırdığını belirtti.
Doğal gaz piyasasında yenilenebilir gazlara yönelik mevzuat çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Yılmaz, biyogaz ve biyometanın doğal gaz şebekesine dahil edilmesinin planlandığını söyledi. AB düzenlemeleriyle uyumlu çalışmaların tamamlanmasının ardından bu gazların şebekede kullanımının mümkün hale geleceğini, bunun kaynak çeşitliliğini artıracağını, ithalat bağımlılığını azaltacağını ve çevresel kazanımlar sağlayacağını vurguladı.
Sinop Haberleri, Sinop ve ilçelerinde yaşanan gelişmeleri anlık, doğru ve tarafsız bir şekilde okuyucularına ulaştırmayı amaçlayan dijital haber platformudur. Yerel gündemden ulusal haberlere kadar geniş içerik ağıyla bölgenin nabzını tutar.
Yorum Yap