Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin artmasıyla lojistik sektörü, alternatif rota arayışlarını kalıcı bir stratejiye dönüştürüyor. Sektör uzmanları, tek rota bağımlılığının azaltılması gerektiğini belirtiyor.
ABD ile İran arasındaki geçici ateşkesin kırılgan hale gelmesi ve İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının ardından Orta Doğu’da gerilimin yeniden tırmanması, Hürmüz Boğazı’ndaki riskleri artırdı. İran’ın boğaz geçişlerini yeniden kısıtlamasıyla sevkiyatlar durma noktasına geldi. Bu durum, lojistik sektörünü alternatif rota arayışlarını kalıcı bir stratejiye dönüştürmeye yöneltti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, ateşkes kapsamında İran’ın nükleer silaha sahip olamayacağı ve Hürmüz Boğazı’nın açık kalacağı tehdidi, ateşkesin kırılganlığını ortaya koydu. İsrail’in Lübnan’a saldırısıyla Orta Doğu’da tansiyonun yükselmesi, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki riskleri artırdı. Bölgeden gelen haber akışına göre, İran’ın geçişleri yeniden kısıtlaması sevkiyatları durma noktasına getirdi. Bu gelişmeler, lojistik sektörünün Hürmüz Boğazı’nın jeopolitik olarak kontrol edilebilir bir koridor haline gelmesiyle alternatif rota arayışlarını hızlandırmasına neden oldu.
ING Group Kıdemli Ulaşım ve Lojistik Sektör Ekonomisti Rico Luman, ateşkesin enerji piyasalarındaki baskıyı hafifleterek petrol fiyatlarını düşüreceğini ancak savaş öncesi seviyelere hemen dönülemeyeceğini belirtti. Luman, ablukanın kalkmasının mahsur kalan gemilerin Basra Körfezi’nden çıkması için fırsat sunacağını ancak tedarik zincirinde dalgalanmalara yol açacağını ifade etti. Gemilerin bölgeden ayrılması ve her şeyin normale dönmesinin haftalar süreceğini vurgulayan Luman, İran’ın boğaz geçişleri üzerindeki kontrolü elinde tutma isteğinin müzakerelerdeki en güçlü kozu olduğunu belirtti.
Luman, küresel lojistikte yakın zamanda alternatif kara yolu rotaları oluşturan şirketlerin bunlara bir süre daha bağlı kalacağını ve durumu gözlemleyeceğini kaydetti. Durumun nasıl evrileceğine dair belirsizliklerin devam ettiğini belirten Luman, boğaza tam bağımlılığın riskli olduğunun anlaşılmasıyla bunun tedarik zincirleri üzerinde kalıcı bir etki bırakacağına inandığını söyledi. Bu durumun Umman, Suudi Arabistan (Kızıldeniz) ve Türkiye üzerinden geçen kara yolu tedarik güzergahlarına fayda sağlayabileceğini ekledi.
Luman, enerji cephesinde boru hattı altyapısının kullanımının artacağını ve mevcut hatların genişletilme ihtimalini öngördüğünü dile getirdi. Jeopolitik gerilimlerin sona ermesinin pek muhtemel görünmediğini belirten Luman, lojistik paydaşlarının körfez bölgesine giden ve oradan gelen tedariki çeşitlendirerek zincirlerini daha dayanıklı hale getirmenin yollarını arayacağını sözlerine ekledi.
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Bilgehan Engin, 15 günlük ateşkesin Hürmüz Boğazı’nda kademeli bir normalleşme beklentisi yarattığını ancak kısa vadede tam güvenli geçiş ortamının oluştuğunu söylemenin zor olduğunu belirtti. Büyük hat operatörlerinin, ateşkesin transit fırsatları yaratabileceğini ancak henüz tam denizcilik güvenliği sağlamadığı görüşünde olduğunu aktaran Engin, enerji taşımacılığında ilk etkinin petrol fiyatlarında hızlı bir geri çekilme ve piyasalarda rahatlama şeklinde görüleceğini ancak fiziksel akışların eski seviyelerine dönmesinin zaman alacağını ifade etti.
Engin, navlun ve sigorta tarafında kısa vadede aşağı yönlü bir düzeltme beklenebileceğini, ancak risk algısı tamamen ortadan kalkmadığı için sigorta primleri ve ek ücretlerin kriz öncesi seviyelere hızlı dönmesinin beklenmediğini belirtti. Ateşkesin geçici niteliğinin, lojistik şirketlerinin bu süreci bir normalleşme değil, daha çok fırsat penceresi olarak değerlendirmesine yol açtığını vurgulayan Engin, son haftalarda yaşanan gelişmelerin Hürmüz Boğazı’nın jeopolitik olarak kontrollü bir koridor haline geldiğini ortaya koyduğunu söyledi.
Bu nedenle, alternatif güzergah arayışlarının daha kalıcı bir stratejiye dönüştüğünü belirten Engin, risk yönetimi yaklaşımının da yapısal olarak değiştiğini kaydetti. Firmaların tek rota bağımlılığını azaltma, multimodal taşıma çözümlerine yönelme ve sigorta ile finansal koruma araçlarını çeşitlendirme eğiliminde olduğunu ifade etti. Engin, küresel lojistik sektörünün önümüzdeki dönemde daha esnek, çok rotalı ve risk odaklı bir yapı ile hareket etmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.
Sinop Haberleri, Sinop ve ilçelerinde yaşanan gelişmeleri anlık, doğru ve tarafsız bir şekilde okuyucularına ulaştırmayı amaçlayan dijital haber platformudur. Yerel gündemden ulusal haberlere kadar geniş içerik ağıyla bölgenin nabzını tutar.
Yorum Yap